Aydın'da hayvancılık yapan Mücahit Kibar, İstanbul'da 17 yıl avukatlık yaptıktan sonra memleketine dönerek hayvancılığa başladı. Küçük bir başlangıçla kurduğu çiftliği kısa sürede profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Kibar, 'Anası 50 lira, danası 100 lira' sloganıyla özetlediği sığırlarda 'taşıyıcı anne' sistemi ile hem et verimini artırmayı hem de maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.
Kibar, yerli ırkların dayanıklılığına dikkat çekerek, bu ırkları kullanarak etçi ırklardan elde edilen spermlerle yüksek verimli buzağı üretimi hedeflediklerini belirtti. Bu yöntemle hem maliyetlerin düşürüldüğünü hem de daha sürdürülebilir bir besicilik modeli oluşturulduğunu ifade etti.
Üretim sisteminin temelinde 'taşıyıcı anne' modeli olduğunu belirten Kibar, yerli ırkların ucuz ve dayanıklı olduğunu söyledi. Kibar, 'Yerli anaç hayvanlar çok ucuz. Bu bölgenin hava şartlarına ve mikroplara çok alışkın ve dayanıklılar. Diken yese de, çöp yese de büyüyorlar, gelişiyorlar ve buzağı veriyorlar.' dedi.
Kibar, üretim modelinin karlılığını anlatarak, 2025 Kurban Bayramı sonrası anneleri ortalama 42'şer bin liraya topladığını ve hepsinden de bir sefer buzağı aldığını belirtti. Buzağıların en düşüğünü de 110 bin TL'den sattığını söyleyen Kibar, 'Dolayısıyla ben burada karlı bir iş yaptım. Bakım maliyetlerim diğer kültür ırklarına göre çok düşük.' dedi.
Sistemin en önemli avantajlarından birinin düşük bakım maliyeti ve doğal üretim süreci olduğunu vurgulayan Kibar, hayvan sağlığı açısından da önemli bir kolaylık sağladıklarını söyledi.
Kaynak bağlantı: https://www.nazilliadalet.com/haber/28066546/yerli-irklar-daha-dayanikli